Yaptığımız kanka toplantılarında birbirimize hal hatır sorarken ortaya çıkan sonuç bizi biraz düşündürdü. Hepimiz bir şekilde işlerimizden olmuştuk ve maddi olarak zorlanacak gibi gözüküyorduk. Biz de birbirimizle bu konuyla ilgili röportaj yapmaya karar verdik. Hangi işlerimiz iptal olmuştu ve biz bundan nasıl etkilenmiştik. İşte bu röportajların ilki Bulut Sezer’den geliyor.

Covid-19 salgını yüzünden hangi işleriniz iptal oldu?

Covid-19 salgını başlamadan kısa süre önce son 2 aydır üzerinde yoğun olarak çalıştığım Dönüş’üm isimli performansımla önemli bir sanat festivaline kabul edilmiştim. Nisan başında sergilemek üzere deli gibi bir koşturma içerisindeydim. Lubunya dayanışması ile takır takır işleyen bir süreçte Nisan’a hazır olacak şekilde 4 nala koşarken bir anda bir çoğumuz gibi duvara tosladım. İşin sadece greenbox stüdyoda video çekim kısmı kalmıştı. 12 Mart günü full ekipmanlı greenbox stüdyosunda çekim yapmak üzere o hafta için tarih belirleyecektik ki heryer kapandı.
Performans otobiyografik bir dönüşüm hikayesi ve yurtdışından bu performansı bekleyen birkaç festival ve kişiyle ön görüşmeleri yapmıştım bile, dosyayı paylaştığım herkes heyecanla bekliyordu. Bu işle bu yaz yurtdışında gösterimler yapmak ve hem performansı hem de bu alanda networkumu geliştirmek adına çok önemliydi.
Bade Nosa’nın 2. klip çekimi için Nisan ortasında sözleşmiştik. Bu da olamadı maalesef. Metin Akdemir’in yönettiği Hayalimdeki Sahneler filmi de tam Covid-19 salgınının hemen öncesi bitmişti, ve Nisanda prömiyer yapacaktı, yazın kabul aldığı yurt dışı festival gösterimlerimiz olacaktı. Bunlar da askıya alındı.

 

Sizi maddi manevi nasıl etkiledi?

Son 4 senedir düzenli bir gelirim yok. Yaklaşık 15 senelik beyaz yaka yöneticilik görevimden oyunculuk eğitimim için ve kısa bir süre ayakta durmama yetecek kadar kenara koyduğum birikimim tükendi. Bu nedenle artık tamamen gelen sahne işlerinden kazanç sağlıyorum. Bunların hepsi iptal oldu tabi. Hazırladığım performansla da bu yaz yurtdışında olmayı hedefliyordum. Almanya, Hollanda, Viyana gibi ülkelerden kişi ve bazı festivallerle ön görüşmeleri yapmıştım bile, ve onlar da heyecanla işin çıkmasını bekliyorlardı.

Ayrıca eski çalıştığım bir çağrı merkeziyle 2017’den beri devam eden iş mahkemem 16 Nisan’da sonuçlanacaktı. Uzun zamandır beklediğim ve sonuna kadar hakkım olan bir toplu para bekliyordum. O da askıya alınmış oldu ve tüm planlarım kaldı.

 

Bu işlere devam edebilecek misiniz? Neler düşünüyorsunuz?

Devam edebileceğimi düşünüyorum ama ne zaman, hangi motivasyonla şu an için onu bilemiyorum. Sanki bir anda her şey önemini yitirdi ve hayatlarımız, acılarımız, dertlerimiz şekil ve yön değiştiriyor. Birçok festival başka tarihte yapılmak üzere ertelendi ama ne zaman ve nasıl her şey gibi o da belirsiz. Belirsizlik içinde motivasyonu tutmak da bireysel başka bir güç istiyor. Bu da yine lubunya dayanışması ile mümkün görünüyor. Şu an sadece duruyor ve ne yapabilirim diye düşünüyorum. Şu an yaptığım işi yapabilmek için çok uğraştım, çok büyük konforlardan vazgeçtim, bir çoğumuz gibi çok büyük zorluklarla başa çıktım, herşeye rağmen ayağa kalkıp bir iş ürettim. Bu işin üretim motivasyonu para ya da ünlü olmak değil insanlarla bunu paylaşarak kendimi iyileştirmekti. Fakat günün sonunda dönüp dolaşıp hep aynı noktaya geliyorum. Biz zaten mücadelelere, var olma savaşlarına idmanlı bedenleriz. Bu süreçten de en az hasarla çıkıp kaldığımız yerden hatta belki daha birkaç adım daha ileriden, daha üretken bir şekilde çıkacağımızı düşünüyorum.