Kankanın senin için anlamı ne?

Kankanın benim için bir çok anlamı var ama ilk olarak dostluk demek. Arkadaşlıktan öte iyi ve kötü günde yan yana durmak, birbirinin yarasına mehlem olmak, başa çıkılmaz hallerde birbirine el vermek. Ben kanka hitabından çok kuş kelimesini kullanırdım. Zaman içinde kanka da demeye başladım. Ama fark ettim ki herkese değil. Özellikle kanka prodakşından olan ya da bir dönem içinde olmuş insanlara kanka dediğimi fark ettim. Kanka lafı bana Rüzgar’la geldi. Sonra ben de sevdim. Bu hayatın zorluklarına karşı yârenlik etmek, yan yana durmak, birbirine sahip çıkmak çok önemli. Zaten hayata tutunmak için bir sürü çaba harcıyoruz. Bir arkadaşımın lafıdır: sevgili de arkadaş da hayatı kolaylaştırmalı, derdi. Ben de bu söze katılıyorum. Birbirimizin hayatını kolaylaştırmalıyız. Kankalık da böyle bir şey gibi geliyor bana. Kanka hitabı arkadaşlıktan daha öte. Dostluktan bile fazla bazen. 

 

Üretim nedir?

Üretim bence, daha önce yapılmamış ya da yapılmış konu ve durumlar üzerine yeniden farklı bir bakış açısıyla ortaya ürün koymaktır. Bu ürün içinde yapanın bakış açısını, yorumunu ve emeğini barındırır. Her alanda üretim yapılabileceği gibi belirli bir alanda da yapılabilir. Şimdiye kadar bir çok alanda ve konu başlığında üretim yapan insanlar ve atölyeyeler içinde yer aldım. Bu bana hayata karşı nasıl bir duruş ve bakış sergileyeceğimin konusunda çok yardımcı oldu. Her alanın kendine has kuralları olabiliyor. Tiyatro, sinema, edebiyat ve daha bir çok konu başlığında üretmek mümkün. Kişi tek başına üretebileceği gibi kollektif bir şekilde de üretimde bulunabilir. Edebiyatta mesela bir yazı yazmak tek başına yapılabileceği gibi birkaç kişiyle de olabilir. İkisinin de kendine has güzellikleri var. İkisi de insana çok şey katıyor. 

 

Sürekli toplanmak neden?

Ben sürekli toplanmayı çok önemsiyorum. Çünkü toplantı yapmak insanı zinde tutan bir şey. Toplantı alınmadan yapılamayacak şeyler var. Birbirinden haberdar olmak için de toplantılar çok önemli. Bilgi paylaşımı ve deneyim aktarımı en iyi toplantılarda oluyor. Bana öyle geliyor. Eskiden sabahlara kadar toplantı yapardık. İşlerimiz daha hızlı yürürdü. Eleştiri ve özeleştiri mekanizmaları işlerdi. Bu da insanı geliştirirdi. Ayrıca toplantılar kişiler arasına dürüstlük getiriyor. Dürüstçe ve açıkça insan fikrini söyleyebiliyor. Bu da insanı geliştiriyor. Umarım toplantı rutinlerimiz devam eder. Beraber filmler, belgeseller izleriz, kolaj yaparız. Yeni belgesellerin hatta filmlerin tohumları atılır. Beraber senaryo bile yazabiliriz. Ya da birimizin aklına gelen fikri geliştirebiliriz. Böyle böyle sebeplerden ötürü hep toplanalım derim.