20.06.20 – Yağmurlu mu değil mi belli olmayan bir günden merhaba. Haziran geldi gidiyor ama havalar kendine gelemedi. Haftaya sıcak olacak diyorlar, bakalım nasıl olacak.
Kanka Faaliyet ofisi olarak gene toplandık. İstanbul, Dublin ve Berlin üçgeninde kankalar olarak varız. Biz Berlin’de Rüzgâr’la Ocak ayından beri daha düzenli toplanıyoruz ve hayallerimizi büyütüyoruz. Ama her hafta yaptığımız Atölye KA’da hepimiz bir aradayız. 1 Nisandan beri düzenli olarak Atölye KA yapıyoruz. Kimimiz kitap okuyor kimimiz resim yapıyor. Ben de kolaj yapıyorum. Uzun zamandır kolaj yapmıyordum. Biraz dergi topladım, o da işimi gördü. Zoomdan bile olsa aynı anda farklı yerlerde bir şeyler yapmak çok zevkli. Korona döneminde atölyemizi düzenli yapar olduk. Gerek atölye olsun gerek Kanka Faaliyet Ofisi olsun yan yana gelmek çok keyifli. Ayrıca insanın aitlik duygusu gelişiyor.
Bu hafta Dert Bende Derman Bende’nin traileri yayınlandı. Çok heyecan vericiydi. İnşallah 2021’de kaldığımız yerden devam edeceğiz prodüksiyona. Üretmek insanı canlı tutuyor, ayakta kalmasını sağlıyor. Böylece Kanka Prodüksüyon içinde birbirimize yoldaş oluyoruz.
Ben henüz kendi işimi yapar durumda değilim. Kanka bana güzel şeyler hatırlatıyor, kendimi unutmamamı sağlıyor. Geçen haftalarda uzun zamandan sonra ses kaydı yaptım mesela. Benim de yeni bir film projem var. Sürprizli. Biraz daha pişince sitemizden yayınlayacağız. Evet web sitemizi de yeniledik. Güzel şeyler yapıyoruz, olacak.
Kankayı düşününce ne iyi ettik de yan yana geldik diye düşünüyorum. Yakında bir de dernek olacağız. Dernek olunca Kanka Fonu da yeşerecek. Kanka Fonu getirilen yasaklara karşı film ya da belgesel yapmak isteyen insanları hem maddi  hem de yaratıcı olarak desteklemeyi hedefliyor. Hem üretmek hem de üretmek isteyen başka insanlara destek olmak amaçlarımız arasında. Bu yüzden Kanka Fonu çok heyecanlı. Ama hayata geçirmek ince düşünülmesi gereken bir konu. Biz de bunun için uğraşıyoruz.
Ses ve görüntünün gücü bütün yasakları aşacak kadar güçlü. Bir şeyler üretmenin tadını ve önemini daha çok düşünüyorum. Hiçbir şey üretmek isteyen birinin önüne geçemiyor. Şartlar her zaman uygun olmayabilir ama niyetinde olmak bile çok hoş. Sürekli sette ya da stüdyoda olmayı özledim tabiki. Kalabalıklarda olmak güzel ama insanın kendi projesini yapması da keyifli.
Kanka içinde olmak birbirimizi üretmeye itiyor. “Hadi kanka yapalım” yahut “Hadi kanka yaz bitir” gibi destekler dayanışmanın bir parçası haline geliyor.
İlk setim 2010 yılında Ankara’daydı. On yıl olmuş. Sanat ve kostüm asistanı olarak başlamıştım. Dikmen’de bir gecekonduda çalışıyorduk. Sonra İstanbul’da sadece ses vardı. 2013 yılında Voltrans’ı bitirdik, aynı yıl #direnayol’a başladık. 2016 yılında stüdyoya başladım. Foleyi çok sevdim. Boomun yeri ayrıydı ama foley de çok heyecan vericiydi. Foley stüdyoda ses üretmek. Ekranda olan sesleri stüdyoda aletlerle beraber yeniden üretmek. Senkron olmak çok önemli. Sonra Berlin ve sadece Kanka Prodüksüyon var şimdi hayatımda. Günler ne getirir bilemem ama ben sabırla yürümeye devam ediyorum. Sonsuzluktan önce ne yapacaktık? Acele etmeyecektik.
Ulaş Dutlu